2014’te Öğrendiğim Logo Trendleri

Bir firmanın/markanın temeli atıldı, peki şimdi ne yapmalı? Çoğu tasarım yönü bir iş geliştirmeye yardımcı olabilir fakat firmanın duruşu her zaman için ancak bir logo, bir amblem veya onu tanıtan herhangi bu tarz işlevsellik gösteren marka adı/sloganla ancak öne çıkabilir. İnsanlardan en olası yolları, en iyi sonucu alabilirsiniz fakat yeni ve en son teknikler sanat ve tasarım dünyasında kullanılmaz bir durumda ise, maalesef diğerlerinden pek de bir farkınız zamanla kalmaz. Benim gibi araştırmayı seven/bol bol okuyan biri için yeni tasarımlara yön vermek, en başta mesleğim adına en yeniyle ilgilenmek her zaman en önde gelir. Bunun için uzun uzun derlediğim 2014’ten geriye kalan logo/amblem tasarım trendlerini sizler için tekrar derliyorum. İyi okumalar. 🙂

1. Düşük Poligon (Az Poligonlu) Logo Tasarımı

Düşük çokgen çoğunlukla 2014 yılının başlarında kullanıldı. (Hatta eğitim hayatımda 5 sene önce bir arkadaşım bu tekniği uygularken ne s*kten işlerle uğraşıyorsun demişliğim bile vardır. Keza her şeyin tekrar dönüp dolaşıp trend olduğu şu günlerde bkz: Converse sektörü gibi, bu teknik de 2014 yılında yeniymiş gibi lanse edilip hayatımızın tam ortasına oturdu. İlk bu tekniği duvar kağıtları ve daha öncesi bu tarz işleri C4D, Maya ve 3D Max gibi 3D stüdyo yazılımlarıyla birlikte gelen paket içerikte görmüştüm. Bu logolar simgeleri oluşturmak için en ünlü form hâlini aldı diyebilirim artık. (Flat design konusuna da değinmek isterdim ancak konu zaten uzunken daha da fazla karmaşıklaştırmamak adına başka bir yazımda değineceğim.)

2. Negatif Alan Logo Tasarım Trendi

Zaman zaman, logo tasarımları, güzel bir logo izlenimini sade ve şıklığına borçludur. Ya da benim deyimimle “zeka pırıltısı” göstermesiyle. Yani sadece basit anlamlı öğeleri ekleyerek, bir logo tasarımını en yalın hâliyle en uç noktalara dahi değindirebilirsiniz. Negatif alan, bu yönüyle bir logo tasarımını basit ve muhteşem yapar. Bkz: George Bokhua bu tarz logoların bence kabul edilmiş en büyük üstatlarındandır.

3. Çakışan Logo Tasarım Tekniği

Iki tasarım öğesi, bir gölgeli logo tasarımı oluşturmak için gölgeleme ile birbirleriyle örtüşen bir sistemle tasarlanmışlardır. Yeni bir teknik diyebiliriz bu konu için de. (Benim de severek takip ettiğim “long shadow” trendinin atası olarak da kabul edilebilir bu tekniğe. Örneklerle daha iyi anlayacaksınız ne demek istediğimi eminim.

 4. Kalın ve İnce Çizgi Kullanımlı Logo Trendi

Sadece kalem aracıyla (Pen tool) çizilmiş logo tasarımlarını andırabilir ilk etapta. Bu eğilimin atası her ne kadar benim görüşüme ters düşse de ilk etapta Apple’ın iOS/MacOS gibi flat tasarıma biraz daha yakın yazılımlarında kullanılmıştır. Son zamanlarda ki özellikle Windows’ta 8 sürümüyle bu tasarım stiline bir adım daha yaklaşmış oldu. (Facebook listemdeki üstatlardan bazıları bu tarzın tamamiyle hakiki anlamda bok/çöp olduğunu savunuyorlar. Kişisel görüşümü burada açıklamayacağım. :D)

5./6./7./ Retro/Vintage/Tipografik/Kaligrafik/El Yazısı/Hat Yazısı Logo Trendi

Başlık biraz uzun oldu biliyorum ama hepsini tek çatıda toplamak istedim. Kaldı ki bu tarz işleri “Bunları daha ilk defa duyuyor/görüyorum yea.” diyen birisi de çıkmaz şu meslekte sanırım. Çıkıyorsa da bu zamana kadar kaldığı mağaradan çıkışını bir ara beraber kutlayalım. 😀 Bu konu benim de ayıla/bayıla takip ettiğim tasarım trendlerinin başında gelir. O yüzden üzerinde biraz daha durmak istiyorum. Her ne kadar eskiye özlem duyulan tabela tasarımlarını andırsa da/ülkedeki “müşteri” diye hitap ettiğimiz kesime bir türlü yediremeyeceğimiz tarzların en güzeli/en özelidir. Bence de umrumda değil kimin ne düşündüğü tabii. 🙂 El yazı veya hat logosu dediğimiz bu tarzİ sofistike ve profesyonel bir görünüm vermek için genelde dövme şirketleri, oteller, kafeteryalar ve restoranlar için çoğunlukla benim gibi herifler tarafından tasarlanır. (Bu mesleği yapmasaydım ve bir ufak kafeteryam olsaydı çölde Leyla’sını arayan Mecnun gibi bu tarz iş yapan birini arardım, bu kesin.) Bu tarz işlerin çoğu, bir fontun/yazı karakterinin/tipinin devamı niteliğinde olsa da bariz el emeği olan logolardır. Bu da taklit edilmesi en zor logolardan biri hâline getiriyor bu trendi. Benim de bu yüzden üzerinde ağırlık ve yoğunluk verdiğim en önemli tasarım niteliklerinden biri hâline geldi bu durum. Yakın zamanda üzerinde çalıştığım font ailesi ve bu tarz işlerin bir yazısını da paylaşacağım sizler için, söz. 🙂 Söz konusu durum bu olunca eklemeden geçemiyor insan. 😀

8. 3D (Üç Boyutlu) Metal Efektli Trend

Bu teknik sadece araba logoları kullanılan amblemler gibi logolara metalik bir görünüm verir. Aralarında en az haz duyduğum kısımlardandır. Ha söz konusu Audi’nin halkaları olunca insan ister istemez bi’ anlık da olsa farklı düşünebiliyor. 🙂

9. Lino Kesim ve Ahşap Kesim Logo Tasarım Trendi

Bu teknik, genelde logo tasarımlarında bir derinlik ve farklı bir görünüm vermek için kullanılır. Okulda (üniversitede) böyle bir şey yapma imkanım bulunmuştu. Ancak insan içinde bulunduğu ortamın maalesef bazen kıymetini bilmiyor, her ne kadar içinde bulunduğu o anı tam anlamıyla yaşamıyor/geçiştirmek için yaşıyor olsa da. Uzun lafın kısası görmedim demeyin, benim de aklımdaki bir projede yakın zamanda yapmak istediğim bir trend.

10. Web Tabanlı (2.0) Logolar/ Degrade, Dairesel & Çizgisel Geçişli Logolar

Yine saçma bir başlık oldu ama bu tarz işleri ilk defa nitelendirerek toplayan biri benim sanırım. Artık ben bunlara böyle hitap ediyorum siz “Mahmut” deyin, “Kazım” deyin; sizin bileceğiniz iş. 🙂 Renkli eğimleri ve örgü aracı, genelde bu tarz logolar yapmak için kullanılır. Bu teknik çoğunlukla baktığımızda web tabanlı şirketler ve uygulamalar (Android/iOS vb.) için kullanılmaktadır. Ha diyecekseniz “Baskılı işlerde kullanılır mı?” valla alttaki logoların Pantone veya CMYK örneklerini özellikle bizim gibi teknolojiyi 50 yıl sonradan takip eden matbaadaki amcalarla bir tutturmayı deneyin, sonucu yorum olarak atabilirsiniz. (Bunu söyleyince aklıma da bir hikayem geldi ama yeri değil yine, kahretsin. :D) Neyse konumuza dönersek ilk severek takip ettiğim trendlerin başında bu tarz işler gelirdi. Sene 2007 falan ha, lise yıllarım. Google amca koşuyordu imdadıma, o tarz aramalardan birini buraya bırakıyorum. Ne demek istediğimi gayet iyi anlayacaksınız. 🙂 Buyrun buraya tıkırdatın.

Makale çevirisi ve yorumlamalar bana aittir, kullanılan görseller/örnekler internet alıntısıdır.

Kaynak olarak kullanmak isterseniz keywords olarak: hüdami veya s1r.org yazmanız yeterlidir.